İlçe merkezine yaklaşık 25 km uzaklıktaki Süphandede köyünde Feke çayı kenarındadır.12-14’ncü yüzyıl erken dönem yapısıdır. Bu döneme ait Anadolu mimarisiyle oldukça benzerlik taşır. Türbenin giriş bölümü, basık sivri kemerli bir açıklıktan oluşur. Enine dikdörtgen planlı yapı, kubbe tonozla örtülüdür. Yapı içinde, kapağı bulunmayan bir taş sanduka bulunur. Üst örtü biçimi, Kozan kalesi kulelerinde görülen kubbe tonozlarla oldukça benzer özellikler taşır. Basık sivri kemerli bölümünde kireç taşından kaba yontu, düzgün kesme taş, cephelerde granit doğal taşlar kullanılmıştır. Kubbe oldukça tahrip olmuş duvarlarla çevrilidir. Dikdörtgene yakın plan yapısı sergileyen duvarlar yer yer 2 metreye yakın yükseklik sergilemektedir. Türbenin ön kapısı açık olup bu kısmın güneyinde de bir mezar yer alır. Ayrıca ön kısmında bir de kuyu bulunmaktadır. Hayatı hakkında fazla bir bilgiye sahip olunmayan Süphan Dede’nin yaşadığı dönem hakkında da bilgi yoktur. Sadece başı; kesilen yerden yuvarlanarak bugün türbenin bulunduğu yere geldiği rivayet edilmektedir. Türbenin önünde bulunan kuyudaki suyun tuzlu buharının akıl hastalığına iyi geldiği rivayet edilir. Halk; Süphan Dede’ye akıl ve ruh hastalıklarından medet ummak amacıyla gelmektedir. Türbenin yanından çıkan suyun buharından teneffüs eden akıl hastalarının şifa bulacağına inanılır. Süphandede olarak bilinen yerin, eskiden kervanların geçiş yaptığı bir bölge olduğu, Süphan Dede adındaki şahsında bir kervanının olduğu, yine başında bulunduğu kervanla bölgeden geçerken kervanını eşkıyaların çevirdiğini, eşkıyalara direnen Süphan Dede’nin başının onlardan birinin kılıç darbesiyle kesildiği, kesilen başın “Süphanallah Süphanallah” diyerek mezarın olduğu yere kadar yuvarlanarak geldiği ve kesik başın durduğu yere bir türbe yapıldığı rivayet edilmektedir.
Devamını Oku..